21 Kasım 2018 Çarşamba

Erteleme Alışkanlığını Yok Etmenin Yolu 5 Saniye Kuralı

Yazar, girişimci ve ödüllü televizyon spikeri Mel Robbins, 2008 yılında işsiz ve parasız kaldı. Eşi Chris bir restorana yatırım yapmıştı ancak ne yazık ki, işler umulduğu gibi gitmedi. Aile bir iflasla karşı karıya kaldı ve sabah yataktan kalkmak gibi basit kararlar bile büyük çaba gerektiren eylemlere dönüşüverdi. Verdiği bir röportajda ”Motive olmamaktan mı bahsediyorsunuz? Benim de durumu ve yarattığım koşulları olduğu gibi kabullenecek motivasyonum yoktu açıkçası." diyen Robbins, yaşadığı bunalımdan kurtulmak için motivasyondan fazlasına ihtiyacı olduğunu fark etti. Harekete geçmesini sağlayacak  ve her şeyi yoluna koyacak bir stratejiye ihtiyacı vardı.  Harvard Profesörü Gerald Zaltman'in dediği gibi kararlarımızın %95'ini mantık veya rasyonel düşünce ile değil, duygularımızla alıyoruz. Bir eylem hakkında nasıl hissediyorsak, kararlarımız buna göre şekilleniyor. Robbins de bu durumun farkındaydı.  "Çoğu zaman yapmanız gereken bir şeyler olduğunda, içinizden yapmak gelmiyor. Ve bu gibi durumlarda oturup, önce motive olmanız gerektiğini düşünmek büyük bir hata. Bir süre sonra kendiliğinizden yapmayı isteyeceğinizi düşünmek ise daha da büyük bir hata." 
5 SANİYE KURALI 
Her şey, Robbins’in televizyonda gördüğü bir reklamla başladı. Bir roket fırlatma reklamına denk gelen Robbins, aynı kararlılıkla yataktan fırlamaya karar verdi. Tıpkı Nasa’nın geri sayımı gibi, yataktan çıkmak için alarm çaldıktan sonra 5’ten geriye saymaya başladı ve bir anda kalktı. Ertesi gün ve ondan sonraki gün de aynı şeyi yaptı. Robbins gerçekten bir şeyler hissetmediği eylemler için bile beşten geriye saymaya başladı. Beş saniye içinde daha önce yapmak için gereken enerjiyi hissedemediği işleri de yapabiliyordu. Bir müddet sonra bu kural, Robbins için kendi hayat kuralı haline geldi. ‘Hayat ve özellikle işler, yapmakta zorlandığınız şeyler için  kendinizi zorlamakla başarılır’ diyen Robbins, işin sırrının beklememekte ve harekete geçmekte olduğunu vurguluyor. 
5 SANİYENİN ÖNEMİ 
İnsanların günde yaklaşık olarak 35.000 karar aldığı düşünülüyor ve çoğu zaman bu kararlar bilinçsizce alınıyor. Robbins, ’Mantık çerçevesinde, işimiz için en iyi olan kararları aldığımıza inanmak isteriz. İşin gerçeği,  kararların %95'i o an hissettiklerimize göre şekilleniyor.’ diyor. Daha da fenası, korku, öfke ve belirsizlik gibi negatif duygular kararların üstünde büyük rol oynuyor. Araştırmalara göre kararlarımızın arasında beş saniyelik bir boşluk oluyor. “Olay şu ki, o beş saniyelik arada, bir karar vermeden hemen önce gözünüzü açıp, kontrolü elinize alırsanız, bütün hayatınız ve işleriniz değişebilir.”   
BİLİMSEL AÇIKLAMASI
Bu kadar basit bir uygulama nasıl olurda böyle bir etki yaratabilir? Geriye doğru saymak, beyni durmaya, odaklanmaya ve başka bir şeyle ilgilenmeye zorluyor. Bu şekilde beyniniz artık korku, şüphe, öfke ya da herhangi bir güçlü duygunun esiri olarak kötü kararlar almaktan kurtuluyor. Bu yöntem ayrıca, beyninizin alın korteksinde bulunan, bir davranışı değiştirdiğinizde, yeni bir şeyler öğrendiğinizde veya düşüncelerinizi bir yere yönelttiğinizde kullandığınız kısmı da harekete geçiriyor. ‘Bu şekilde, beyninizin sizi sabote etmesine izin vermek yerine, beyninizdeki dişlileri değiştiren ve kararları kolay almanızı sağlayan üst biliş tekniğini kullanıyorsunuz." 
SADECE İŞ ALANINDA DEĞİL
5 saniye kuralı, yalnızca iş alanında değil, herhangi bir karar alma durumunda kaldığınızda da işinize yarayacaktır. Kalkıp spor salonuna nı gitsem? Haftalardır gözümün önünde duran kitabı mı okusam? Odamı düzenlesem? 
Tüm kararları almadan 5’ten geriye sayın. 5 4 3 2 1. Başla! 
HEMEN ŞİMDİ!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder